Nargile'nin Tarihi
Nargile doğu kültürünün bir öğesi
olmakta ile birlikte doğuş yerinin
Hindistan olduğu zannedilmektedir.
Çok farklı kültürlerinin farklı
adlandırdıkları bu keyif aracı
Araplar tarafından Narcile,
İranlılar tarafından da Kalyan
diye adlandırılıyor. Asıl nargilenin
kökeni ise Farsça’da Hindistan
cevizi anlamına gelen Nargileden
geliyor. Hindistan’da ortaya çıkan
nargilenin ilk örnekleri Hindistan
cevizinin içinin çıkarılıp kabuğuna
bir kamış sokularak yapılmış.
Zamanla Hindistan cevizi yerine
kabak kullanılmaya başlanmış.
Kullananların sayısı arttıkça
porselen ve bronz da nargile için
elverişli malzemeler haline gelmiş.
Bunları cam, billur, çini hatta
gümüş gövdeli nargileler izledi.
Hindistan’da doğan nargile, başta
İranlılar olmak üzere Araplar, daha
sonra da Türk insanı ile tanışmış.
Türk insanının nargile ile
tanışması aslında Osmanlı dönemine
rastlıyor. O dönemde İran’dan
getirilen ve zamanın
kahvehanelerinde muhabbetlere eşlik
eden tömbeki padişahlar döneminde
yasaklanmıştı. Nargile de uzun zaman
İstanbul Tophane’de , İzmir
Kemeraltı’nda ve Ankara Gençlik
Parkı'nda tömbeki olarak sunulmaya
başlanmış. Bu nostaljik mekanların
müdavimlerini ise genellikle orta
yaşın üstündeki insanlar
oluşturuyordu. Daha sonraki, yani
yakın dönemlerdeki aromalı
nargilelerin hayatımıza girmesi ile
daha hafif bir içecek haline gelen
nargile genç kitle tarafından da
tercih edilmeye başlandı.
Nargile Tütünü
Nargilenin belki de en önemli
öğesi tömbeki denilen
tütünüdür.
Bu tütün kıyıldıktan sonra
geceden ıslanmaya bırakılır ve
servisten önce suyu sıkılarak
Harbi de denilen çelik şişlerin
yardımıyla lülelere
yerleştirildikten sonra yine
ıslatılmış ancak ikiye bölünmüş ve
kalın damarları alınmış bir tütün
yaprağıyla sarılır. Daha sonra sere
yerleştirilen tömbeki pırnal (çalı
görünümlü, kısa boylu bir meşe
türüdür ve en değerlisi Fethiye'de
yetişenidir.) kömüründen elde
edilmiş köz ile yakılır.
Tömbeki üretiminde kullanılan
tütün bitkisi sigara, puro, enfiye
gibi diğer tütünlerden daha kısa
boylu, daha geniş, daha tıknazdır.
Yaprakları daha esmer, daha küçük,
daha etli ve diğer türlerden daha
dayanıklıdır. Virginia ve Burley
tütünlerinde yüzde 3-4, Türk
tütünlerinde yüzde 1-2 olan nikotin
oranı, tömbekide yüzde 10'a kadar
çıkabilir. Tömbeki Türkiye'de Hatay
- Samandağ ve Konya - Hadim
bölgelerinde üretilir. Tütün gibi
toplanır, ama farklı işlemlerden
geçer.
Yukarıda bahsedilen klasik
tömbekinin yanında bugün Mısır'dan
getirtilen ve adına bahri veya Arap
tömbekisi denilen bir tömbeki türü
daha bulunmaktadır. Fermente edilmiş
meyvelerden elde edilen bu tömbeki
türü daha çok genç nesle hitap eder.
Bu tür tömbekilerde çok değişik
(doksandan fazla) aromalar
kullanılır. Elma, nane, kayısı,
çilek, muz, limon, ananas, kavun,
çilek, cappuchino aromalı olanları
yaygındır.
Nargile
Kültürü

Osmanlı döneminde nargile
Doğu kültürünün bir öğesi olan
nargile sonradan batıda da kimi
değişikliklerle kullanılmaya
başlanmıştır. Kullanım kültürü
dolayısıyla bu iki türe göre
farklılıklar gösterir, ancak pek çok
ortak öğe de mevcuttur.
Batıda birden çok marpuca sahip
nargile kullanımı yaygındır. Bu
uygulama doğudakine göre farklı bir
toplu içim ortamı sunar, ki doğuda
nargilenin bir marpucu vardır ve el
değiştirmediği sürece tek kişi
tarafından içilir.
Arap kültüründe kullanıcı
içtikten sonra ya marpucu masaya
dayayarak bunu belli eder, ya da
ağız kısmı kendine bakacak şekilde
eğimli tutarak yanındakine ikram
eder. Kabul eden, nargileyi verene
elinin tersi ile hafifçe vurur ya da
sıvazlar, bu memnuniyet
göstergesidir. Kafe ve restoranlarda
ise her kullanıcının ayrı bir
nargile ısmarlaması yaygındır.
İspanya'da "tetería" adı
verilen ve genelde müslüman
göçmenlerce işletilen çay evlerinde
nargile içimi yaygınlık
kazanmaktadır. İsrail'de "nargeela"
olarak adlandırılan nargile
kullanımı özellikle Yemen, İran,
Irak ve Türkiye'den gelen göçmenler
arasında yaygındır. Bunun yanında
İsrailliler arasında da nargile
kullanımı görülür.
Nargile tiryakileri arasında,
güzel bir içim için ortamda olması
gerektiği düşünülen dört öğe var ki,
bunlar "nargilenin dört şartı"
olarak geçiyor. Maşa, meşe
közünü karıştırmak için gerekli, en
iyi köz meşeden oluyor. Güzel bir
köşeye yerleşmek tabii ki
önemli, ve Ayşe de tiryakinin
çay, kahve gibi istekleri için hazır
bulunmalı. Bu deyiş özellikle
"eski toprak" Türk tiryakiler
arasında yaygın olarak kullanılıyor.
İçim
kuralları
Doğu kültüründe, "Bu işin
erbablarına göre" nargile
içilirken uyulması gereken bir
"racon" vardır:
- Genel görgü kuralları gereği
yüksek sesle konuşmak ve etrafın
sükûnetini bozmak raconu da
bozar.
- Nargile ateşinden sigara
yakılmamalıdır. Bu görgüsüzlük
olarak nitelendirilir.
- Ayrıca köz tepsisine sigara
külü atılmaz.
- Nargile hiçbir zaman
kendinizden ve çevredeki
nargilelerden yüksek bir yere
konmamalıdır.
- Eğer nargile bir başkasıyla
ortak içiliyorsa imame
kullanılmalıdır.
- Nargilenin marpucu ise asla
doğrudan diğer kişinin eline
verilmemeli, masaya bırakılmalı
ve diğer kişi oradan almalıdır.
- Marpucun alt kısmından
tutulur.
- Nargile hızlı içilmez.
Çabucak bitirerek kalkmak keyf-ehli
zihniyetle bağdaşmadığı için
genel felsefeye aykırıdır.
Normal bir içim hızı ile bir
nargile birkaç saatte biter.
- Dumanı sigara gibi içmek
yerine nefes alır gibi çekmek
gerekir, böylece fokurdama
sesi güzel gelmelidir. Duman
ağır ağır çekilir.
- Ve nargilede, nargile
tütününden başka bir şey
içilmez.
- Nargilenin en önemli
özelliklerinden biri de tembek
tütününden daha çok meğessel(yani
meyve aromalı) nargile tütününün
içiliminde içiçiye vermiş oldugu
haz ve keyiftir.
|